Göreceğiz… Ankaraspor 2-2 Fenerbahçe (13.04.2008) Fenerbahçenin maçtaki gollerini izleyebilirsiniz… 13 Nisan 2008
Posted by obtoprak in ***2007-2008 SEZONU, - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu.add a comment
Teşekkürler tims@h…
Fenerbahçe, Ankara’da dramatik bir şekilde + son saniyelerde gol yiyerek 2 puanı bıraktı…
Maçta iki kez öne geçen Fenerbahçe maç 2-1 üstünlüğünde gitmekte iken kazandığı penaltı atışını gole çeviremedi…
Maçla ilgili bir çok şey söylenebilir… Ama biz teknik direktör değiliz malum…
Bir şeye dikkat çekmek istiyorum;
Geçen hafta Kayseri maçının uzatma dakikaları bitmiş +12. saniyede Fenerbahçenin golü gelmişti… Türkiyedeki futbol kamuoyu bu golü ağız birliği etmişcesine eleştirmiş ve hatta Erman Toroğlu “Maraton”da uzun uzun geri-ileri oynatarak hakemin dönen topta maçı bitirmesi gerektiğini, Kayserinin hakkının yendiğini söyleyip durmuştu. Bu gün çok merak ediyorum… Acaba 90+4 den sora +45. saniyede gelen Ankaraspor golü için ne diyecek. Ha uzatmalarda oyuncu değişikliği oldu diyecekse cevap bellidir. Kayseri maçının uzatmalarında endirek serbest vuruş olmuş ve baraj tam 2 dakikada hakem tarafından kurulabilmişti. Hakem kuramadığı baraj için hiç bir Kayserili topçuya sarı kart dahi göstermemişti.
Anlaşılan o ki… Bu işin uzmanı olan takım yöneticileri geçen haftaki maç sonrası yayınladıkları bir elden çıkan “geceyarısı muhtırası”nın sonuçlarını almaya başladılar… Tebrikler…
Hadi hayırlısı…
Fenerbahçeli
Yeter artık!!!… Kayserispor 2-1 Fenerbahçe (11.11.2007) 11 Kasım 2007
Posted by obtoprak in ***2007-2008 SEZONU, - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu.add a comment
Teşekkürler tims@h…
BU NASIL BİR HAKEM(LİK)!!!
Yeter artık!!!
Pozisyon pozisyon maçın lifini tel tel çıkarıp hakem 10 pozisyonda doğru karar vermiş, 7 pozisyonda da eğri(!) karar vermiş demek ne kadar sağlıklı bir sonuca götürür bizi. Rakiplerimiz bütün bunlarla uğraşadursun, kendilerine bu yorumlardan payeler çıkarıp bir kaşık suda fırtınalar koparsın, kime ne?…
Bir tek şeye takılıyorum… Maçın 28 ila 30. dakikaları defansın arkasına Gökhan sarkmış, pas da çıkarılmış derken daha 5 dakika öncesinde sarı kartı olan Edu Dracena araya girerek orta hakemin göremeyeceği bir kesitte topu göğsüyle kesmiş. Hakemin bu pozisyonu görme olasılığı hiç yok. Çünkü tam baktığı açının tersinde gerçekleşmiş pozisyon. Peki aynı anda tam kesitten pozisyonu gören yardımcı hakem ne halde? Bayrağını çekmemiş, yani devam edilmesi gerektiğini düşünüyor… Ortada hakem kılığıyla dolaşan zat ne yapıyor; bir kaç saniye bekliyor…
O anda aklından geçenleri daha önce yaşananları harmanlayarak okuyalım; “eliyle kestiğini görmedim ama ya kestiyse, bu akşamdan tezi yok beni infaz ederler… yok sarı kartı vardı da cesaret edemedi de… bizim yardımcı da bayrak çekmedi ama… amaaaan olsun ne olacak; Şampiyonlar Liginde rakiplerine kök söktürüyorsan Kayseriyi de yenersin, ne olur ne olmaz ben şu düdüğü çalayım kırmızımı da vereyim. Hem nasılsa Fenerbahçe ile Federasyonun arası da iyi değil, bu durumda başıma bi hal gelmez… Ya iyi ki bu takım 6S ya da 8JK değil… yoksa ne yaygara olurdu değil mi? neyse ben işime bakayım… Belki Fifa kokartı bilem takabilirim…”
Fenerbahçenin şu son yıllarda kararlarına ısrarla isyan ettiği hakemlerden hangisi hakemliği bırakmış ki… Ya da cezalandırılmış…
Bu esnada maç bitmiştir artık…
Senaryo adım adım gerçekleşmiş Fenerbahçe, önde götürdüğü maçı 2-1 kaybetmiştir…
Uyduruyorsun!!! diyeceksiniz… Tabii ki uyduruyorum…
Bizim hakemlerimiz böyle düşünürler mi hiç!
Bu bir milat olsun lütfen!.. Fenerbahçe 4-1 Konyaspor (20 Ekim 2007) 21 Ekim 2007
Posted by obtoprak in ***2007-2008 SEZONU, - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu.1 comment so far
Teşekkürler tims@h…
Bu bir milat olsun lütfen!
Harika oyun, harika skor!
Fenerbahçe harika bir oyunla Saracoğlunda Konyaspor’u 4-1 mağlup etti.
Fenerbahçe maçın daha başında bir korner atışında 1-0 mağlup duruma düştü. Yine mide ağrıları çekeceğimiz bir maçın habercisi gibiydi bu gol. Ancak daha bu golün santrasında Fenerbahçe Semih’le beraberliği yakaladı. Bu dakikadan sonra Fenerbahçenin tempolu, istekli oyununu gördük. Semih’in asistiyle Alex’in golü Feneri üstünlüğe taşıdı, hücum pres neticesinde Wederson’un golü rahatlattı, ikinci yarının başında korner atışından gelen Edu’nun golü ise coşkuyu tavan yaptırdı.
İlkler…
Fenerbahçe bu maçta lig başından itibaren ilk kez bir maçta ikiden fazla gol buldu. İlk kez birden fazla fark attı. Maçın en ilginç notları bu veriler olsa gerek. Fenerbahçe bu sezonda en iyi performanslarını Avrupa maçlarında göstermişti. İlk kez ligde bu kadar rahat bir maç seyrediyor Fenerbahçe taraftarları.
Özel performanslar…
Gollerin kısa hikayelerinden de anlaşılacağı gibi Semih’in oyuna katkısı bence inanılmaz. Bu Semih’in Kezman’ın cezasının bitişinden itibaren yedek kalacağı düşüncesini doğrusu Zico’nun şu ana kadarki uygulamalarına paralel görmüyorum.
Gökhan’a da bir parantez açılmalı bence… Bu genç kardeşimiz kendine güvenli ve yeterli fizik gücüyle bu günki maçta göz doldurdu. Fenerbahçenin en güçlü yanı olarak rakip takımlarca analiz edilen sol kanada tedbirler alınıyor. Sağ kanattaki aksiyonlar ise Önder’in ofans zaafları ve Deivid’in ortaya yanaşarak oynaması neticesinde zayıf kalıyordu. Gökhan bu açığı kapattı ve maçı çözen goller bu kanattan geldi.
Zico’nun hamleleri…
Alex ve Aurelio’nun Zico tarafından çıkarılarak Apiah ve Tümer’in oyuna dahil edilmesi hem üç gün sonraki PSV maçı için hazırlık olduğu gibi bu futbolcuların sakatlıklarını atlatıp maç kondisyonlarını artırmaları açısından da çok hoş hamlelerdi.
12 numaranın performansı…
Maç öncesinde terörün lanetlenmesi ve İstiklâl marşının söylenmesi sırasında seremonide açılan pankart, saygı duruşundaki duygusal anlar seyirciyi çok duygusallaştırmıştı. Oyunun da sezonun belki en iyi performansı olarak gelişmesi taraftarların tüm oyuncuları bağrına basmasına neden oldu. Stadda sürekli gerginlik yaşayan Deniz Barış bile taraftarın tezahüratına muhatap oldu.
Bu şekilde özetlenebilecek güzelliklerin artarak devam etmesi en büyük dileğimiz… Teşekkürler Fenerbahçe…
Yeter artık! Kendinize gelin! Vestel Manisaspor 1-1 Fenerbahçe (06.10.2007) 6 Ekim 2007
Posted by obtoprak in ***2007-2008 SEZONU, - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu.Tags: 2007/2008 sezonu, fenerbahçe, maç özet görüntüleri
add a comment
Teşekkürler tims@h…
Yeter Artık! Kendinize Gelin!
Fenerbahçe ligde kan kaybetmeye devam ediyor.
Süper Ligin 8. Haftasında deplasmanda Vestel Manisaspor ile karşılaşan Fenerbahçe ilk on dakika içinde atılan karşılıklı iki golle maçı 1-1 berabere bitirdi ve altın değerinde iki puan daha yitirdi.
Beklenenin aksine çok hareketli ve karşılıklı ataklarla başlaması karşılıklı atılan şok iki gol çok tempolu geçecek bir maçın habercisi oluyordu adeta. Fenerbahçe, alışkanlığı olan duran top organizasyonu ile daha yedinci dakikada Aurelio ile golü bulduğu ana kadar iki kez de Manisa kalesini yoklamıştı. Erken yakalanan skor avantajı Fenerbahçe açısından çok daha rahat geçecek bir maç hissiyatını seyeredenler üzerinde bırakmışsa da; daha üç dakika geçmemişken gelen Vestel golü hepimizi şoka soktu. Ve maç bu dakikadan sonra Fenerbahçenin “bal yapmayan arı” görüntüsündeki hücumları ve Vestel’in de ne yaptığını bilen bir görüntü içerisindeki kontratakları ile geçti gitti… Ve altın değerindeki bir iki puan daha Manisa stadının çimlerine gömüldü.
Konsantrasyon eksik…
Fenerbahçe mücadele etmedi mi? Hayır… Rakibine yeterince basmadı ve gerekli organizasyonları yapmadı mı? Hayır… Fenerbahçe bunları ve çok daha fazlasını yaptı maç boyunca. Ama benim gözlemim bir tek şey Fenerbahçede eksik. Lig başlayalı beri Avrupa kulvarında Fenerbahçeyi hayranlıkla seyrediyoruz. Fenerbahçe, CSKA maçına kadar Avrupa kulvarında gol yememişti. Bu maçta yenen gollerde de defansif organizasyon hatası değil Edu’nun kişisel hataları göze batmıştı. Ama şu maçta yenen golü lütfen dikkatle serdiniz. Fenerbahçenin Avrupa maçlarında böyle bir pozisyon verdiğini hiç gördünüz mü?… Bu konsantrasyon hatasıdır. Maalesef Fenerbahçe Süper Lig maçlarına yeterince konsantre olamıyor. Olağanüstü mücadelesini burada gösteremiyor. Bu konsantrasyon problemleri Lig boyunca bir kaç maçta tabii ki olacaktır. Bundan daha tabii bir şey yok. Ancak Lig başlayalıberi süreklilik arzeden konsantrasyon problemleri bize “iş işten geçiyor mu?” sorusunu sorduruyor. Yediğimiz goldeki bu rahatsız edici görüntü maç boyunca hücum etmeye çalışan takımın dönen hemen hemen hiç bir topu alamamış olmasıyla adeta “tavan” yaptı. Defans dönen toplara kararlı müdahalelerde bulunacak ve ileri çıkacak özgüven ve konsantrasyonu gösteremiyor. Ve Fenerbahçenin bu “taşlar yerine oturuyor” görüntüsüne zarar veriyor. Tahammüller azalıyor. Vakit daralıyor.
Bu maç bizim için özeldi…
Ayrıca bu maçın Fenerbahçe taraftarı için “özel” bir maç olduğunu da unutmuş gibiydi takım. Şampiyonluğumuzun gaspedildiği iki sene öncesinde Fenerbahçe bu stadda inanılmaz bir skorla mağlup olmuştu. Rakibin gösterdiği performanstan ziyade maç sonunda yapılan anons ile “… Fener, olamazsın şampiyon” şeklindeki iğrenç tezahürat rakibin taraftarına söyletilmiş ve Fenerbahçe taraftarı çileden çıkartılmıştı… Bu karşılaşma yüzünden bir maçı sahamızda seyircisiz oynamıştık. Geçen yıl da bendenizin de Saracoğlunda seyrettiğim maçta en kritik dönemlerde ağır bir hayal kırıklığı yaşamıştık. Bu maçta sadece galibiyet istemiyor Fenerbahçe taraftarı. Çağdışı, iğrenç olduğunu düşündüğüm adam adama ve sert oyun tarzını benimseyen “Giray Bulak” takımına karşı yaşanan çaresizlik asıl bizi kahreden. Kırmızı kart görebilirsiniz, sakatlıklar da olabilir ama aynı sertlik ve kararlılıkla mücadele etmelisiniz futbolcu kardeşlerim. Bu kahrı bize tekrar tekrar yaşatmaya hakkınız yok. Gördüğü kırmızı kart sonrasında gözyaşlarıyla oyundan çıkan Kezman bile tüm etkisizliğine rağmen Fenerbahçe taraftarının gönlünü kazanmıştır bu maçta. Ayrıca Fenerbahçenin bu ve bunun gibi maçları kazanması için aşırı sertliğe ihtiyacı yoktur. Bu takımın kalitesi, ligdeki bütün maçları konsantre olduğu takdirde kazanabilecek seviyededir.
En fazla üzüldüğüm kaç yıldır takımı büyük fedakarlıklarla bu seviyelere taşıdığını düşündüğüm başkan Aziz Yıldırım’dır.
Başkanım! Sizin varlığınız ve varlığınız ile gelen istikrar bizi nerelere taşıdı hepimiz görüyoruz. Büyük takım olmak için sabıra ihtiyaç var. Sabırsız hiç bir şey olmuyor. Takım için en iyisini yapacağınızdan kuşkumuz yok. Takımın da sizin ve kendileri için en iyisini yapacağından kuşkumuz yok. Hepimiz için sabır diliyorum…
Ligimizde lideriz…Fenerbahçe ışık saçıyor!.. CSKA Moskova 2-2 Fenerbahçe (2.10.2007) 3 Ekim 2007
Posted by obtoprak in ***2007-2008 SEZONU, - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu, - ŞAMPİYONLAR LİGİ.1 comment so far
Şampiyonlar Ligi 2. hafta grup maçları sonunda grubumuzda lideriz…
Fenerbahçe ışık saçıyor!
Fenerbahçe, muhteşem bir avrupa gecesinden alnının akıyla çıktı. CSKA karşısına İnter maçının onbiri ile çıkan Fenerbahçe daha maçın başında Alex’in akıl dolu golüyle 1-0 öne geçtiğinde aslında çok daha farklı geçecek bir gecenin sinyallerini de vermişti. Oyunu kontrolünde tutan Fenerbahçe CSKA’nın hızlı hücumlarını karşılarken zorlanıyor gözükse de ara ara ileri çıkışlarında inanılmaz tehlikeler yaratıyor ve her an 2. golü bulacak sinyalleri tüm izleyenlere hissettiriyordu.2. golü bulsaydı Fenerbahçe farka da gidebilirdi ancak 1-0 Fenerbahçenin üstünlüğü ile biten ilk yarının ardından ikinci yarıda daha kontrollü ve oyuna hakim görüntü vereceği düşünülürken çok kötü gününde olan Edu’nun bu düzeyde hiç olmayacak iki hatasıyla 3 dakika içinde 2-1 mağlup duruma düştük maalesef.
Böyle bir durumda tüm moral motivasyonunu yitireceği düşünülen Fenerbahçe’de Zico oyuna muhteşem müdahalelerde bulundu ve takımı resmen ateşledi. Defansın değişmezleri Edu ve Luganu’yu ve yorulan Deniz’i oyundan çıkarıp Gökhan, Colin Kazım ve Yasin’i oyuna aldı ve takım dalga dalga CSKA üzerine gelmeye başladı. Bu dakikadan itibaren CSKA Fenerbahçenin üzerine gelemedi. Ataklar ve şutlar üst üste geldi ancak maçın da son dakikaları da gellmişti. Müthiş bir gece kabusa dönüşmek üzereydi ki sahneye bu yılın en büyük transferi(!) Deivid çıktı.
Ceza sahası yayının belki 15 metre dışında Deivid’in ayağından çıkan ışıltılı top kale önünde sekerek kaleciyi yanıltıp CSKA ağlarına girerken tüm Fenerbahçeliler için yeni bir bayram gecesi daha başlayacaktı.
Belki galip gelemediğimiz için üzülmeliyiz. Aslında skora çok ta sevinemedik. Ancak deplasmanda 2-1 mağlup duruma düşüp motivasyonunu yitirmeden direnmesi ve düştüğü durumdan geliştirdiği refleksle çıkmayı bilmesi artık Fenerbahçenin Avrupanın da en büyükleri arasına girdiğinin belgesi gibiydi. Biz bu görüntünün bayramını yaşıyoruz. Artık kendi ligimizin neresi olduğunu dünya alem görmüştür.
Büyük takımın büyük oyuncularının maç sonrası ropörtajlarını izlerken bir kez daha duygulandım. Özellikle Yasin ve Gökhan’ın büyük takımın futbolcularına yaraşır beyanatları tüm takdirlerin üstünde. Saha içerisinde gösterdikleri inanılmaz özgüvenli performansın üzerine söyledikleri çok yakıştı. Küçük hesapların peşinde hamaset nutukları atmadılar. Profesyonellikten ve sürekli hazır olmaktan bahsettiler. Keşke biz oynamasaydık ta takım galip gelseydi dediler.
Kısaca; Teşekkürler Fenerbahçe…
Nihayet oldu, daha iyi olacağız… Fenerbahçe 2-0 Ankaragücü (28.09.2007) 29 Eylül 2007
Posted by obtoprak in ***2007-2008 SEZONU, - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu.add a comment
Teşekkürler tims@h…
Nihayet oldu, daha iyi olacağız…
Fenerbahçe şeytanın bacağını kırdı… Kafasını gözünü de yaracaktık ama kaçan sayısız gol fırsatı çok rahat bir galibiyet almamızı engelledi. Fenerbahçe maçın başından sonuna kadar ortasahadan ileri doğru mükemmel bir pres uygulayarak hem pozisyonlar buldu, hem de Ankaragücünü kalesine yaklaştırmadı… Fenerbahçe daha kolay gol atmanın yollarını da bulabilirse böylesine iyi oynadığı maçları değil daha kötü oynadığı maçları da çok rahat bir şekilde kazanacaktır.
Futbol Zekası…
Volkan’dan Kezman’a kadar tüm hatlarıyla muhteşem bir Fenerbahçe vardı sahada. Bence Volkan eski günlerinden çok daha muhteşem bir performans yakalamış durumda. Geri dörtlü çok uyumlu. Hele bir Roberto Carlos gerçeği var ki… Ne söylenir bilemiyorum. Futbol zekası ve yaşını hiç göstermeyen fizik kalitesi ile parmak ısırttırıyor. Maçın ikinci yarısında bir pozisyonda Ankaragücü defansının 3 metre gerisinden arkaya attığı topa öyle bir depar attı ki… sonu gelmese de tüm stad Carlos’u ayakta alkışladı.
Alex… Maçta ikinci yarının başları… Fenerbahçenin oyuna baskılı başladığı ikinci yarıda göğüs paslarıyla ver-kaça giren Fenerbahçe ileri ucu son pası düzgün yapamıyor ve Ankaragücü defansı kafayla topu kaleci Serkan’a aktarmak isterken Alex öyle bir pozisyon alıyor ki… Top şansa kalecinin ellerinde kaldı ama bu pozisyon futbol zekasının tâc görüntüsü olarak hafızalara kazındı…
Milad olur…
75. dakikada pozisyon olarak iyi oynayan ancak skor olarak hala riskli durumda olan takıma Zico’nun müdahalesi geldi. Alex ve Kezman’ın yerine Ali Bilgin ve Colin Kazım girdi oyuna. Orta sahadaki direnci bir kat daha artan Fenerbahçe maçın uzatma dakikalarında Wederson’un ara pasına hareketlenen Ali Bilgin’in ayağından 2. golü buluyordu. Böylece Fenerbahçe hem Lig tarihindeki 900. galibiyetine ulaşırken bu sezon ligdeki 2 farklı ilk galibiyetine ulaşıyordu.
Bu maç inşallah bir başlangıç olur… 3 puan serisi başlar ve Ligin üst sıralarına tırmanır. Hafta arasında CSK Moskova ile oynanacak Şampiyonlar Ligi mücadelesinde de bu 3 puan bir moral olur ve bir mutluluk ta o maçta yaşanır.
Maalesef, yine olmadı… Bursaspor 1-1 Fenerbahçe (23.09.2007) 23 Eylül 2007
Posted by obtoprak in ***2007-2008 SEZONU, - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu.add a comment
Fenerbahçeye Süper Lig yaramıyor… Maçın geniş özeti…
Semih’in Bursa’daki beraberlik golü…
Teşekkürler tims@h
Maalesef, yine olmadı…
Fenerbahçe, Süper Ligin 6. haftasında deplasmanda karşılaştığı Bursaspor ile 1-1 berabere kalarak bir 2 puan daha yitirdi…
Fenerbahçenin tüm kulvarlarda şu ana kadar oynadığı tüm maçları şöyle bir gözünüzün önüne getiriniz, eğer seyrettiyseniz… Süper Ligin ilk maçında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile oynadığı maçta gerçekten çok kötüydü Fenerbahçe. Ancak oynadığı diğer karşılaşmalarda aynı şeyden bahsedemeyeceğim. Fenerbahçe oynadığı tüm karşılaşmalarda bence teknik ve taktik olarak çok güzel oyunlar oynadı. Ancak galip geldiği karşılaşmalar da dahil olmak üzere bence oyunun karşılığını alamıyor. Bakın göreceksiniz Fenerbahçe yine derbi maçları rahat kazanacak fakat küçük oynayan takımlara karşı yine kaybetmeye devam edecek.
Bursaspor Bülent Korkmaz’ın gelişinden sonra beklenen şekilde mücadeleci bir oyun tarzı benimsemiş ve Fenerbahçe maçının da getirdiği olağanüstü konsantrasyonla futbol maçından ziyade boks maçı hüvviyetinde maç oynuyor. Bu şekilde oynayan takımlara karşı sadece takım olarak Fenerbahçenin aynı mücadeleyi ortaya koyması yeterli değil. Hakemlerin de sadece gördüklerini çalmaya çalışması önemli değil.
Avrupada daha rahatız, çünkü…
Avrupa kulvarında tüm maçlarını Fenerbahçenin gol yemeden galibiyetle kapatması bu tezimi kuvvetlendiriyor. Bu durumu sadece Fenerbahçenin konsantrasyonuna bağlamak tüm maçları dikkatle seyreden biri olarak bana pek inandırıcı gelmiyor. Avrupa kulvarında hakemlerin de fonksiyonunu inkar edemeyiz. Sertliklere müsade etmeyen, frikik vermekte tereddüt etmeyen, oyun oynatmama girişimlerini dikkatle süzüp tedbir alan hakem mantalitesi Fenerbahçeye çok rahat oynama şansı tanımıştır. Bu durumu Anderlecht maçı ile ilgili yorumumda da belirtmiştim. Türkiyede hakemlerin futbol oyununun nasıl bir şey olduğu konusunda değil bilgi sahibi olmak fikir sahibi olduğu konusunda bile kuşkuluyum.
Maçın başından sonuna kadar topsuz alanlarda inanılmaz fauller Bursa cephesinden süreklilik arzeden bir biçimde gelirken hakem, topla oynamayı çok seven forvetler gibi topa bakıp duruyordu. Nihayet bir pozisyonda Alex zıvanadan çıktı ve sarı kartı gördü. Yazık, yazık… Hakemin İnter’in bile bu şekilde oyun tarzına müsaade etmemesi Fenerbahçenin muhteşem bir performans göstermesine neden olmuştu. Ama Türkiye’de neredeee…
Eğer yaptığınız işte bilgi eksiğiniz ne kadarsa dışarıdan müdahalelere o kadar açık olursunuz. Türkiye’de hakemlerin en büyük sorunu bu. Zaten bu tarz mantalitesi gelişkin hakemlere Federasyonun ihtiyacı da yok(!) Eğer olsaydı şu anda üst düzey maçlar yöneten hakemlerimiz de olurdu…
Yine de Fenerbahçe, oyun kombinasyonlarında inanılmaz bir mesafe katetmiştir. Umarım puan kayıpları sonrasında gelen eleştiriler en fazla ihtiyaç duyduğumuz “istikrar” noktasında bizi zora sokmaz…
Ben Fenerbahçemden memnunum. Umarım puan kayıpları bir an önce son bulur… Yoksa bir çuval incir berbat olacak…
Harikasın Fenerim! Fenerbahçe 1-0 İnter (19.09.2007) 20 Eylül 2007
Posted by obtoprak in ***2007-2008 SEZONU, - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu, - ŞAMPİYONLAR LİGİ.4 comments
Fenerbahçem, Şampiyonlar Ligine harika başladı… Darısı Süper Ligin başına…
Teşekkürler tims@h…
Muhteşem başlangıç…
Fenerbahçe, Şampiyonlar Liginin ilk maçında İtalyan Şampiyonunu harika bir futbol ve muhteşem bir golle Kadıköyden uğurladı…
Fenerbahçem muhteşemsin… Böyle bir maçı kaç yıldır Fenerbahçeyi takip eden bir taraftar olarak görmedim. Skora bakanlar Fenerbahçenin İtalya şampiyonu karşısında defans yapıp bir kontra golle de şansa kazandığını düşünebilirler. Hayır… Fenerbahçe, İnter’i sahadan sildi. Bunu anlayabilmek için aşağıda yayınladığım özet görüntüleri seyretmeniz yeterli. Özet uzunluğuna sığmayan Fenerbahçe pozisyonlarının olduğunu da belirtmeliyim ayrıca.
Rizespor maçı yorumumda beklentilerimi ifade etmiştim. Fenerbahçe, futbol oynamak isteyen bir takım. Ayağına top yakışmayan futbolcu neredeyse yok. Aurelio, geçen yıllarda bu takımın en iyi topu saklayan, kapan oyuncusuydu. Bu gün Aurelio bu anlamda sıralamada 3. ya da 4. sıraya düşmüştür. Hele bir Roberto Carlos var ki… Tecrübe ne demektir, profesyonellik ne demektir oturun seyredin.
Biz futbola hobi olarak ilgilenen, amatörce oynayan ve takip edenler olarak teknik ayrıntılardan bahsettiğimizde biraz komik kaçıyor. Ama takip ettiğimiz kadar da bir şeyler söylenmeli. Wederson-Carlos ikilisi sol kanatta çok muhteşem bir uyum gösterdiler. Sezon başından beri Carlos’un kendini en rahat hissettiği maçtı bu maç bence. Hele bir Alex seyrettik ki… muuuhteşemdi. Şov yaptı adeta. “Büyük maçların büyük topçusu” olduğunu maç boyunca gösterdi. Deivid’den bahsetmeden geçemeyiz. Sadece attığı jeneriklik gol değil, oyunu kontrol etmesi, topla müthiş uyumu, arkadaşlarına verdiği destek harikaydı. Burada bu senenin en iyi transferinin Deivid olduğunu söylemiştik.
Volkan’dan Kezman’a kadar, sonradan oyuna giren Semih’e kadar muhteşemdiler. Biz Fenerbahçeliler olarak 1-0 lık skorda her an bir kaza olabileceğini düşünsek ve tabiri caizse “dokuz doğursak” ta objektif bir nazarla maçı seyredenler için Fenerbahçe’nin bu maçı çok rahat oynadığı görülmüştür.
Bu muhteşem geceyi bize yaşatan herkesi tebrik ediyorum. Stadda ve televizyonları başında bütün pozitif enerjisini gönderen taraftarı da tebrik ediyorum. Henüz Avrupada gol yemedik, bütün maçlarımızı kazandık. Darısı Süper Ligin başına…
Oyun iyi, Sonuç kötü… Fenerbahçe 1-1 Rizespor (15.09.2007) 17 Eylül 2007
Posted by obtoprak in ***2007-2008 SEZONU, - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu, Mateja Kezman.add a comment
Fenerbahçe, kan kaybetmeye devam ediyor…
Teşekkürler tims@h…
Oyun iyi, Sonuç kötü
Fenerbahçe, Süper Ligin 5. haftasında Saracoğlunda karşılaştığı Rizespor ile 1-1 berabere kalarak 2 puan daha yitirdi…
Fenerbahçe, Zico’nun geldiği ilk zamanlarda 6-7 hafta oynayıp daha sonra vazgeçtiği oyun sistemine geri dönmüş. Üçlü defans önünde dörtlü orta saha, onların önünde Alex ve çift forvetle oyuna başladı. Sonuca baktığımızda bu değişikliğin pek te işe yaramadığını, Fenerbahçenin kan kaybına devam ettiği söylenebilir. Genelde de böyle söylenecektir kuşkusuz. Ancak ben aynı kanaatte değilim.
Geçen yıldan beri düşündüğüm tablo böyle idi. Yani Fenerbahçe, rakibin gücüne, yere ve zamana göre sistem değişikliklerine gidebilmeli ve her halde nasıl oynaması gerektiğini öğrenmelidir. Her takıma aynı oyun formatıyla ve aynı futbolcularla oynamak kısa vadede avantaj gibi gözükse de orta ve uzun vadede dezavantaja dönüşüyor. Fenerbahçe, bu maçta belki de ligin başından beri bulamadığı kadar pozisyona girdi, gol atabilmek için elinden geleni yaptı. Zaten gol de forvette oynayan Deivid’in yaptığı asist sonucunda Kezman’dan geldi ki bu da oyun tarzının getirdiği bir netice idi. Yüzde yüzlük gol pozisyonlarını kalesinde devleşen Rize kalecisi engelledi. Şahsen oynanan oyundan çok keyif aldığımı belirtmeliyim. Tabii ki Fenerbahçe bu oyun tarzına iyice alıştığında çok daha rahat pozisyona girecek ve çok rahat gol ve gollerle buluşacaktır. Oyuna müdahale sadece oyuncu değişiklikleriyle olmaz. Sistem değişiklikleri ile de oyuna müdahale edilmelidir.
Ancak kaybedilen bu puanları Fenerbahçe muhakkak arayacaktır. Geçen sezondaki gibi şampiyonluk adaylarının bize ikramlarının olacağını sanmıyorum. Bu duruma güvenerek yürünemez. Can sıkıcı olan da bu zaten. Bu geçiş dönemlerinde maçları 3 puanlarla kapatmak çok çok önemli.
Takımda mücadele konusunda diğer maçlara oranla iyileşme var. Ancak yeterli değil. Fenerbahçe, yırtıcı, dağıtıcı bir forveti kısa zaman içerisinde alamayacaksa - ki transfer sezonu kapandı- kadroda mevcut Semih’ten daha çok istifade etmelidir. Ben Kezman’ın yerine Semih’in oynamasını tercih ederim. Deivid, bu sezon ki performansı ile takımın vazgeçilmezleri arasına girmek üzere. Zira; Deivid forvet hattına katkıda bulunduğu gibi orta saha varyasyonlarına da girebiliyor ve en önemlisi mücadele ediyor.
Hangi oyun tarzıyla oynarsak oynayalım, orta saha ve defansın hücuma katkısına muhakkak ihtiyacımız var. Bu günün oyun tarzı böyle olmak zorunda. Ofansa destek olmayan defans, defansa destek olmayan ofansın futbol gereklerini yerine getirdiğinden bahsedemeyiz.
Başta da söylediğim gibi umutsuz olmamak gerekir. Ben oyunu beğendim. Her an gol atabilirdi Fenerbahçe. Önümüzdeki maçlarda da çok rahat sonuçlar alacağımızı düşünüyorum. Yeter ki Fenerbahçenin üzerindeki baskıya yönetim ve sağduyulu taraftar engel olsun…
Nihayet güldük… (’Fenerbahçeli’nin Beşiktaş-Fenerbahçe maçı yorumu) 6 Mayıs 2007
Posted by obtoprak in - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu.12 comments

NİHAYET…
Fenerbahçem nihayet yüzümüzü güldürdü… Ne maçlar oynadık, ne zor maçları kolayca kazanıp, ne kolay maçları kaybettik. Ne maçları kazandık derken puanları, turları yitirdik. Fenerbahçem bu kadrosuyla (Deivid fiyaskosuna rağmen) ligi çoktan bitirmiş, kupa finaline çıkmış, Uefa’da en azından bir yarı final oynamış olmalıydı. Bu seneye kadar hiç görmediğimiz - en azından ben hatırlamıyorum- puan ve tur kayıplarını gördük bu yıl. Ben hiç hatırlamam ki Fenerbahçe iki farklı öne geçsin de puan kaybetsin. Bu yıl bunları gördük. Nihayet bir final niteliğindeki maçta sonuçta galip geldik ama bence yine farklı kazanmamız gereken bir maçı 1-0 kazanabildik. (more…)
Olmadı Fener… (Fenerbahçe Denizlispor maçına ‘Fenerbahçeli’nin yorumu) 30 Nisan 2007
Posted by obtoprak in - 'Fenerbahçeli'nin Maç Yorumu.1 comment so far
Maçın ilk yarısında çok çok iyi olmasa da rakibine üstünlük kuran, ilerde pres ve baskı yapan bir Fenerbahçe izledik. Fenerbahçe girdiği pozisyonlardan birini Alex’le gole çevirdiğinde maçın da gidişatı itibariyle harika bir sonuç çıkacağını düşünmüştük. İlk yarının Fenerbahçenin üstünlüğü ile sona ermesinden sonra ikinci yarıda kontrollü oyun oynamaya çalışan bir Fenerbahçe vardı sahada. Böyle bir oyun Fenerbahçeye bu sene hiç yaramadı. Biz aynı zamanda bu sene, daha önceki yıllarda Fenerbahçede görmeye pek alışık olmadığımız bir durumla karşılaştık; 2 farklı öne geçmesi bile Fenerbahçeye yetmiyor. Maçın son 20 dakikasına Alex’in penaltı golüyle önde giren Fenerbahçe kupa yorgunluğu ve hasarının yanında defansta Luganonun yokluğu ve Uğurun çok kötü performansıyla defans dengesini yitirmiş gözüktü. Orta ve ilerideki oyuncuların defansa destek ver/e/mediğini gördük. Ve bu çok çok önemli haftada Fenerbahçe 2-0 lık skoru son 20 dakikada koruyamadı ve maç 2-2 lik eşitlikle sonuçlandı.
Fenerbaçeli futbolcular, Fenerbahçe yönetiminin ve tüm Fenerbahçeli taraftarların elini zayıflatmıştır. Perşembe günü oynadığı oyun karakterini Fenerbahçe sahaya yansıtamamış ve ligin boyunun bu kadar kısaldığı bir zamanda çok büyük bir yara almıştır. Hem de geçen yıl bizi şampiyonluktan eden son maçın kahramanı Denizli karşısında. Olmadı Fener, olmadı…. Başka birşey demiyorum…
Tüm Fenerbahçelilere sabırlar diliyorum…





